HACAMAT

Ameller niyetlere göre değer kazanır. Sünnete uymak niyetiyle ve bize emanet olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için

yaptırdığımız hacamat bir ibadet değeri taşır. Çünkü ibadetlerimizi ve diğer görevlerimizi ancak sağlıklı bir bedenle tam
olarak yerine getirebiliriz. Peygamberimiz (s.a.s)’in yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği işlerin şüphesiz bir anlamı ve hikmeti vardır.
Mirac gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamberimize: “ümmetine hacamatı emret!” diye söylediğini
Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet etmektedir.

Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma
ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. ”Sizin tedavi olmak için baş vuracağınız en iyi
çare hacamattır”.

 

Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır.
İhramlı iken saç kestirmemek şartıyla hacamatın caiz olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği vardır.
Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat yaptırmıştır.
Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam basindan ve iki omuzu arasindan

hacamat olmustur.
Nâfi (r.a)’den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a) (Kendisine): Nâfi, kan (fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. Bunun için
sen bana bir hacamatçı getir ve genç bir hacamatçı seç. Ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir.
”Hararet basınca kan aldırmak suretiyle yardım isteyin, sakın hararetten dolayı kan birinizin beynine hucum etmesin ki oldürür”
Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi: Ben, Resulullah (s.a.s)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır.

Hz. Cabir radiyallahu anh anlatyyor:

“Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine  dusmus ve ayagi cikmisti.”
Ravi Veki’ der ki: “Yani Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir.”
Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır.
Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir.

Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak Pazar, Pazartesi, Sali, Perşembe günü hacamat olsun ”

İbn Hacer Buhârî şerhindeki Hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir:

Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Hacamat ne iyi kuldur; (fazla) kani giderir, beli hafifletir, gözü parlatir.”
Peygamberimizin hizmetlilerinden Selma (r.a) demiştir ki:
“Her kim peygamberimize başındaki bir ağrıdan şikayet etti ise Rasulullah ,ona:”kan aldır!” buyurmuştur.
Her kim de ayaklarındaki bir ağrı veya yaradan şikayet etti ise ,ona da :”ayaklarına kına yak! “ buyurmuştur.

“ Andolsun Allah’ın Resulu’nde sizin için Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır.”
(el-Ahzâb, 33/21)

——————————————————————————————————————————-

” Kim Çarşamba ve Cumartesi günü kan aldırıpta bir hastalığa yakalanırsa kendinden başkasını kınamasın”

Muhaddislerden biri bu hadisin sıhhat derecesinden şüphe etmiş, denemek için cumartesi günü kan aldırmış, aradan çok geçmeden baras hastalığına yakalanmış.
Hangi doktora baş vurdu ise çare bulamamış,sonunda vücudu kokmaya başlayıp, insanlar arasına çıkamaz olmuş. Bir gün tam bir ihlas ve huşu içinde bu
hastalıktan kurtulmak için Allah’a (c.c) dua etmiş. Rüyasında Peygamber efendimiz (s.a.v) görünce mübarek ayaklarına kapanmış ve durumunu anlatmış.

Peygamber Efendimiz (s.a.v):
Niçin cumartesi günü hacamat oldun, sen benim hadisimi duymadın mı? diye azarlamış.
O zat ya Rasulallah hadisinizin sıhhat derecesini anlayamadım, özür dilerim.

Efendimiz (s.a.v)
İhtiyatlı davranmalıydın ve cumartesi günü hacamat olmamalıydın, buyurarak mübarek elleriyle o kimsenin yaralı vücudunu sıvazlamış,
adam uyanınca yaralarının iyileştiğini ve hiç bir şeyi kalmadığını görmüş.

——————————————————————————————————————————-
Asrı saadetten Abdullah b. Zübeyr (r.a) şöyle bir hatırasını anlatıyor.

Birgün Rasulullah Efendimiz kan aldırmıştı. Kan alma işi bittikten sonra, hacamat kanını bana vererek:
-Abdullah! Şu kanı al, kimsenin görmeyeceği bir yere götür, toprağa göm! buyurdular.

Ben de alıp götürdüm bir köşede içtim.

Geriye döndüğümde: Kanı ne yaptın diye sordular. Zira Cebrail durumu kendilerine ihbar etmişti.
Kimsenin görmeyeceği şekilde kaybettim dedim. İçmişe benziyorsun dediklerinde; Sizin kanınıza cehennem ateşinin dokunmayacağını bildiğim için, içtim dedim.
Tebessümle başımı okşayarak: ”Vay senin insanlardan çekeceğine ve vay insanların senden çekeceklerine” buyurdular.

 

Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) Hadis-i Şerif’de “Mirac’dan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam.

Ey Muhammed (Sallallahü aleyhi ve sellem)! Ümmetine hacamat olmalarını emret! dediler.” buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) hayber’de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.
“Hacamat her hastalığa faydalıdır,uyanık olun hacamat olun.”
Kafadan hacamat olmak; delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, başağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. “Kafadan hacamat olmak her hastalığın ilacıdır”

Hadis-i Şerif Hacamat 70 hastalığa şifadır. Bunlardan bazıları; Kanser, cüzzam, delilik, alaca hastalığı,kısırlık ve daha bir çok hastalık.

 

Kanser olup ameliyat olması gereken bir kişide, hacamattan sonra kanser kütlesinin yok olduğu görülmüştür.

Hacamatta kanser’den kısırlığa kadar birçok hastalığa şifa vardır.

 

Cabir(r.a)dan Peygamber Efendimiz(s.a.v) Şöyle buyurmuştur:
Eğer kullandığınız larda bir hayır varsa veya hayır olacaksa bu kan aldırmakta bal
şerbetinde ve ateşle dağlanmakta olur.Fakat ben dağlanma ile tedaviyi yasaklıyorum.
“Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”
(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3)

 

Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam basindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve:
“Kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalik için, bir baska ilacla tedavi olmasa da zarar gormez!” buyururdu.”
Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).

Muhammed’in bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur:
“Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”
(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3)

 

Efendimiz sav ‘ Her kim ayın on yedi on dokuz ve yirmi birinci günlerinde kan aldırırsa kan hücumundan dolayı meydana gelen bir çok hastalıklardan şifa bulur.’ buyurmuşlardır.
(E. Davud Tıp H. 3861; Tirmizi Tıp H. 2051)

Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır
(Buhârî, Savm, 22; Müslim, Hac 87, 88; Ebû Dâvûd Menâsik 35).

Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam basindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve:
“Kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalik için, bir baska ilacla tedavi olmasa da zarar gormez!” buyururdu.”
(Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).)

Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi:
Ben, Resulullah (s.a.s)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır.
Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun ”
(İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22).

İbn Hacer Buhârî şerhindeki Hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir:
Buhârı, Sahîhinde “Hangi saat hacamat olur” başlığı altında bir bâb açmış ve burada Ebû Mûsa’nın geceleyin hacamat olduğuna dair bir eseri ile
Hz. Peygamber (s.a.s)’in oruçlu iken hacamat olduğuna dair İbn Abbâs (r.a)’ın bir hadîsini rivayet etmiştir.

Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam, boynunun iki tarafindaki damarlari ile iki omuzun arasindaki damardan hacamat olurdu.”
(Ebu Davud, Tibb 4, (3860); Tirmizi, Tibb 12, (2052); Ibnu Mace, Tibb 21, (3483).)

Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor:
“(Bir gun) Cebrail Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, Ahdaayn (boynun iki tarafindaki damar) hizasindan ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi.”
Tirmizi su ziyadede bulunur: “(Resulullah aleyhissalatu vesselam) ayin onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu.”
(Tirmizi, Tibb 12, (2052).)

Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Kim hacamat olmak isterse, ayin 17 veya 19 veya 2l’ini arasin. Sakin, kan fazlalasmak suretiyle birinize galebe calip onu oldurmesin.”

Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Hacamat ne iyi kuldur; (fazla) kani giderir, beli hafifletir, gozu parlatir.”

Ibnu Abbas der ki: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Mirac gecesinde, meleklerden murekkeb bir cemaate her ugrayisinda:
“Hacamat olmaya devam et! Ummetine de hacamat olmalarini emret!” derlerdi.”
(Tirmizi, Tibb 12, (2054).

Ebu Bekir radiyallahu anh’tan anlatildigina gore, bu muhterem sahabi, ailesini sali gunu hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki:
“Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Sali gunu kan gunudur. O gunde bir saat vardir, kan durmaz.”
Ebu Davud, Tibb 5, (3862).

Hz. Enes radiyallahu anh anlatýyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Mirac sirasinda yanlarindan gectigim her cemaat bana mutlaka “Ey Muhammed! Ummetine hacamat olmalarini emret!” demistir.”

Hz. Cabir radiyallahu anh anlatýyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine dusmus ve ayagi cikmisti.”
Ravi Veki’ der ki: “Yani Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir.”
”İbn-i Abbas , Peygamber efendimizin şöyle dediğini nak leder:”Kan alan kişi ne iyidir.Kan almak fazla kanı dışarı atıyor , Sulvün yükünü hafifletiyor ve gözleri kuvvetlendiriyor.”
Ibnu Omer radiyallahu anhuma (azadlisina): “Ey Nafi bana kan galebe caldi, benim icin bir haccam getir, getirecegin haccam genc olsun, yasli veya cocuk olmasin” dedi.

Devamla Ibnu Omer dedi ki: “Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam’in: “Ac karnina hacamat olma idealdir, (onda sifa ve bereket vardir) akli artirir. Hafizayi guclendirir.
Hafiz olmak isteyenlerin hifzetme kabiliyetini artirir. Hacamat olmak isteyen Allah’in adiyla persembe gunu hacamat olsun. Cuma, cumartesi, pazar gunlerinde hacamat olmaktan
kacinin. Pazartesi ve Sali gunu de hacamat olunuz. Carsamba gunu hacamat olmaktan kacinin: Cunku o, Eyyub aleyhisselam’in belaya dustugu gundur. Cuzzam ve alaca hastaligi da
sadece carsamba gunu veya carsamba gecesi zuhur eder” dedigini isittim.”

Peygamber Efendimiz (sav) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu şu şekilde bildiriyor:

“Hacamat, bütün hastalıklara şifâdır. Aman hacamat olun.”
“Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.”
“Tedavi olduğunuz şeyler arasında, şunlarda şifâ vardır: Hacamat, bal şerbeti ve dağlama. Lâkin ben dağlamayı sevmem.”
“Aç karnına hacamat daha iyidir. Bunda şifâ ve bereket vardır. Akıl ve hafızayı ziyade eder.”
“Baştan hacamat olmak, eğer sahibi niyet ederse, yedi derde şifâdır: cinnet, baş ağrısı, cüzzam, baras, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.”
“Sıcağın şiddetinden, hacamatla korununuz. Zira sıcakta kan yoğunlaşır da adamı hasta eder, hattâ öldürür.”
(Râmûz el-Hadîs’ten)